Dik dur egilme inananlar seninle

Biz Türkiye yiz… Takım tutar gibi parti tutarız FAKAT İŞ VATANIMIZA DİL UZATMAK OLURSA BİRLİK OLURUZ BİRLİKTE ÖLÜRÜZ….
Trump’ın ve ermeni yasası yaptığı açıklamalar hepimize karşı yapılmış açıklamalardır.
Uluslararası ilişkilerde bu tür ilişki biçimlerine ve tehditlere yer yoktur.
10 bin km öteden gelip Irak’ı, Suriye’yi mahvettiniz.
Tehdit etiğiniz ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir, haddinizi bilin!
Dik dur eğilme Başkanım….

En nefret ettiğim insan tipleri

En nefret ettiğim insan tipleri…
Hani şu kapı önüne bırakılan mamalardan rahatsız olanlar.
Hani karda, ayazda, apartman girişlerine sığınan canlardan rahatsız olanlar.
Bir umutla ayağınıza değen kediye köpeğe tekme atanlar.
O pis midenizi doyurmak için, yol kenarı bir restoranda yemek yerken, masa altına gelip nasibini bekleyen ufaklığı, garsona şikayet eden tipler. Kendi pisliğini bilmeden düşünmeden, her gün defalarca kez bütün vücudunu temizleyen canlara “Ayyy ıyyy” diyenler.
Belediyeyi aradıktan sonra, gelen görevlilerce sokaktan toplanan anneleri bebekleri camlardan izleyip, “Ohh bee kurtulduk” diyenler.
O igrenç, kokuşmuş yüreğinizle hazırladığınız zehirli mamaları, önce yedirip, sonra çırpınan bedenleri izlerken, pis bir tebessüm ile yutkunan tipler.
İşkence ile can aldıktan sonra bir de poz verip resim çekilen kansızlar !
Biliyor musunuz ?
Bu kadar eziyete hiç gerek yok aslında.
Dünyaya gelmeleriyle birlikte çileleri başlıyor zaten bu canların. Yaz gelir, susuz kalırlar, kış gelir soğuktan donarlar. Yiyecek bir şey bulamayıp, aç gezerler çoğunlukla. Bakımsız barınaklara düşer perişan olurlar. Hediye olurlar, oyuncak olurlar, sonra ormana atılırlar. İnsanlardan kaçarlar, atılan taşlardan kaçarlar, arabalardan kaçarlar, belediye ekiplerinden kaçarlar, ve bu arada hep aç ve susuzdurlar. Eğer varsa bebekleri, onları da emzirmeleri gerektiği için daha fazla yemeleri gerekir. Sonra içinizden biri çıkar “ – ayy buraya mama koymayın, alışıyorlar sonra der…
Ve sizler, bütün bunlar yetmezmiş gibi, yüreği merhamet deniziyle taşan, var gücüyle cana can olmaya çalışan, adaları çekip ayağına getirecek kadar güçlü bir vicdanı olan, analık yapan, babalık yapan, kıyamayan, dayanamayan, en çaresiz zamanlarda gözyaşına sığınan insanlara da, alaycı gözlerle bakıp, “kediyle köpekle kafayı yemiş” diyecek kadar basitleşirsiniz.
Evet size sesleniyorum…
Siz kendinizi bir b.k sanıyorsunuz ya hani, evet siz gerçekten birer b.ksunuz !!!
Şeytan bile siz varken, işe çıkmaz .
Size olan öfkem tam anlamıyla dile gelse, kainatın ödü kopar..
Bu canlara sahip çıkmak insanlık görevidir , cennetten oda ayırmak falan​ değil..
İçinde merhamet duygusu vicdanlı insanlar hariç kısacası İnsan gibi yaşayanlar hariç…

Selman hasan arslan na sesleniyorum

SELMAN HASAN ARSLAN’A SESLENİYORUM
Gözlerini dört aç da oku bu satırları Selman Hasan Arslan. Dün başkanlığını yaptığın belediyede patlayan silahları demokrasi diyerek yorumlayıp, belediyenin güvenliğinden sorumlu olanlara çokoprens yedirenler, yarınlarda senin arkandan da göbek atacak bir sorunun sürmanşet konusuna antrenmanlılar. Sakın yapamazlar deme. Dün neler yapıldıysa yarın daha beteri yapılacak benden söylemesi. Hatta aldığım duyumlarda davul imalatının da Altınoluk’ta imal edilip tokmağında maaşlı işe aldığın biri olduğu bilgisi geldi kulağıma. Sen 2020’yi bence başkan sıfatı ile göremeyecek kadar güç sarhoşluğuna kapıldın. Çevrende sana başkanım diyerek kim sokulduysa, hepsinin senin üzerinde bir hesabı olduğu ortaya çıktı. Bugünden diyorum Selman Hasan Arslan, belki kulakların ağır işitiyor ondan duymuyor olabilirsin ama ben o davulların derisinin ısıtılması için çalan tamtamları şimdiden duyar gibiyim. Demedi deme Selman Hasan Arslan; o koltuk sana beş numara büyük geldi.