Selman hasan arslan na sesleniyorum

SELMAN HASAN ARSLAN’A SESLENİYORUM
Gözlerini dört aç da oku bu satırları Selman Hasan Arslan. Dün başkanlığını yaptığın belediyede patlayan silahları demokrasi diyerek yorumlayıp, belediyenin güvenliğinden sorumlu olanlara çokoprens yedirenler, yarınlarda senin arkandan da göbek atacak bir sorunun sürmanşet konusuna antrenmanlılar. Sakın yapamazlar deme. Dün neler yapıldıysa yarın daha beteri yapılacak benden söylemesi. Hatta aldığım duyumlarda davul imalatının da Altınoluk’ta imal edilip tokmağında maaşlı işe aldığın biri olduğu bilgisi geldi kulağıma. Sen 2020’yi bence başkan sıfatı ile göremeyecek kadar güç sarhoşluğuna kapıldın. Çevrende sana başkanım diyerek kim sokulduysa, hepsinin senin üzerinde bir hesabı olduğu ortaya çıktı. Bugünden diyorum Selman Hasan Arslan, belki kulakların ağır işitiyor ondan duymuyor olabilirsin ama ben o davulların derisinin ısıtılması için çalan tamtamları şimdiden duyar gibiyim. Demedi deme Selman Hasan Arslan; o koltuk sana beş numara büyük geldi.

www.edremithaberler.com

www.edremithaberler.com

Demedi deme Selman Hasan Arslan; o koltuk sana beş numara büyük geldi.

Geçtiğimiz günlerde Gazeteci Mustafa Karakaşlar’ın Edremit Belediyesine belinde silahlar ile girip, bellerindeki silahları ateşleyenler gerçeği olmasına rağmen, güvenlikten sorumluya mükafat verircesine çokoprens yedirmesi, çokoprens ikram ederken de belediyede silahların ateşlenmesini “belediyeye demokrasi geldi” sözleriyle yansıtması eminiz ki hiç kimsenin dikkatinden kaçmadı.

Belediye yandaşlığını anlarız da, gazetecilik yapan bir kişinin ya da gazetecilik yaptığını iddia eden bir kişinin kamu kurumunda silahların patlamasını demokrasi diyerek yutturmaya kalkmasını, silahların belediyeye girmesine engel olsun ve belediyede güvenliği sağlasın diye maaş ödenen güvenlikten sorumlu kişiye çokoprens ikram edilmesini mantık ölçüsünde ne ile izah edebiliriz biz de karar veremedik.

Bu tavır yandaşlık ötesi bir durumu da aşmaktadır. Ne ile tarif edilebileceğini de kamuoyu zaten takdirini yapmaktadır.

TARİH İNSANLARIN ARŞİVLERİ İLE DOLU
Gazetecilik yaptığını iddia eden bir kişinin geçmişte Tuncay Kılıç için yaptığı eylemde neler dediğinin video kaydını herkesin dikkatle izlemesinde fayda görüyoruz.

Yapılan eylem Ses Yayın Grubu önünde gerçekleştirilmiş olup gazeteci Doğan Doğan’a karşı yapılmıştı. Doğan Doğan da organize eylem tanımlaması yaparken Karakaşlar için provokatör tanımlaması yapmıştı.

Edremit belediye başkani selman hasan arslan

TUNCAY KILIÇ İÇİN ÇIĞIRTKANLIK YAPAN KARAKAŞLAR, KILIÇ TUTUKLANINCA ÇALIŞTIĞI GAZETENİN SÜRMANŞETİNDE OYNAMIŞTI
İnsanlar yalan söyler ama arşiv asla. Karakaşlar’ın geçmişte Kılıç için yaptığı eylem ortada.

O günlerin sürecinde Edremit Belediyesinin başkanlık katına çıkan merdivenlerin alt yan kısmındaki büroda akşama kadar oturdukları için belediyeden maaş alan Karakaşlar’ın, sonraki süreçte çalıştığı gazetenin patronunun Kılıç ile ters düşmesi sonrasında yaşanan operasyon ile tutuklanmasının ardından, çalıştığı gazetenin sürmanşetinde göbek atması nedense kimseyi şaşırtmamıştı.

Gücü sevenler nedense gücün yanında durarak güçlü olduklarını düşünmek gibi yanılgıya düşerler. Karakaşlar da o dönem bu sergilediği tavırlarla hafızalarda ve de arşivlerde yer almıştı.

PATRONUNUN MENFAATLERİ SÖZ KONUSU OLUNCA
Karakaşlar’ın o dönemki patronu Uytun idi. Doğan Doğan’ın Uytun’un işletmeleri ile ilgili yaptığı haberlere karşılık yapılan haberde, Doğan Doğan’ı davul çalmakla itham etmişlerdi.

Doğan doğan edremit belediyesi

ÇAKMA MI DEĞİL Mİ BİLEMEYİZ AMA BOŞ YERE ÇAKIP DURDULAR ONU BİLİRİZ
O dönemki süreçte birbirlerine girmişlerdi. EgeTürk internet üzerinden EgeTürk adıyla yayın yapmaktaydı. Doğan Doğan da kendince haklı olarak tepkisini ortaya koymuştu.

EgeTürk daha sonra uyduya çıkıp ulusal bazda yayına geçmişti ve halen yayınını sürdürmekte.

Ege türk tv
Egetürktv

KADERE BAK Kİ, EYLEM YAPIP PROTESTO ETTİĞİ DOĞAN DOĞAN’I CANLI YAYINDA KONUK OLARAK AĞIRLARKEN, ÇAKMA DEDİĞİ TELEVİZYONDA PROGRAMA KATILDI

Doğan doğan egetürktv

Bunlar son derece insani yaşanası hadiseler. Bir açıdan baktığınızda omurga kılçık meselesine takılabilirsiniz. Gazetecilik düşünüldüğü gibi al eline kamera, çek 2 kare poz, yaz altına 2 satır yazı, al sana haber dairesi değildir. Gazetecilik her şeyin başında bir duruş meselesidir. Bir duruşu olmalı insanın değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.